TR | EN

Agile Nedir? Agile Yönetimi Nasıl Uygulanır?

Bihter Tunç Bihter Tunç | 25.07.2022

Metodolojik yaklaşımlar arasında son yılların en çok tercih edilen sistem versiyonlarından biri agiledir. Çevik adıyla da bilinen agile sisteminin varlığı İK yönetimlerinde ağırlıklı olarak uygulanır. Ancak gelişimsel dönemini yeni nesil imkanlarla hızlandıran bu metodun, günümüzde pek çok yönetim departmanı için önemi ve işlevselliği artmıştır.  

Agile klasikleşmiş hiyerarşik yapının yıkılmasında etkin kilometre taşlarından biri olarak kabul edilir. Bu felsefenin temelinde yatan tüm metodoloji kuramlarının aslında uygulama pratiğinde bir karşılığı bulunur. Kuramsal yaklaşım kurgusu uzun yıllara dayanan agile nedir anlayabilmek için de bu kuramsal yönün doğru anlaşılması gerekir.

Çevik yazılım uygulamaları, proje uygulamasının aşamalarından biridir. İlk uygulama yıllarında kuramsal bir felsefe olmaktan çıkan ve pratikte karşılığını bulan agile sistemi, ilerleyen zamanlarda yazılımsal destekle özgün bir kategori haline geldi. Çalışanlar için iş yapma stilinin iyileştirilmesi ve müşteri dönüşlerinde standartlara uygun hedef kazanımlar adına agile yaygınlaşmaya başladı.

Agile aynı anda birden fazla kazanım için kurgulanabilir. Ancak hem metodun ortaya çıkış süreci hem de son dönem revizeleri bütüncül bir şekilde incelendiğinde, uygulayıcılar için sağlıklı bir sistem yaratmak mümkündür.

Agile Nedir? 


Geleneksel projelendirme ürünlerine karşı bir yaklaşım olarak ortaya çıkan agile methodu, Dr. William Royce’a ait bir makalenin yayınlanmasıyla birlikte teorisini kazanmıştır. Sıralı gelişimin temellerini ifade eden agile sisteminde, gereksinimler ve gelişimler arasında doğal bir bağ kurulur. Ayrıca bu bağın döngüsel bir sisteme dönüşmesi sağlanır.

Projelendirmenin temelinde verim alma ve sunulan kullanıcının memnuniyeti bulunur. Adımların tamamlanmasıyla birlikte adımlardan sorumlu gruplar için herhangi bir bağ sorumluluğunun kalmaması veya çok az seviyede bir bağ iletişiminin olması agilenin en belirgin özelliğidir. 

Tarihçesi  


1970’lerde felsefi temelleri atılan agile kuramı, ilerleyen dönemlerde çeşitli kombinasyonların oluşturulmasıyla uygulamaya aktarıldı. Kişilerin etkileşim ve iletişimini müşteri ilişkilerine bağlayan korelasyon değerleri, agile projelerine yön vermeye başladı. Böylece müşteri memnuniyetine giden basamakların belirlenmesi, direkt olarak müşteri etkileşiminin referansıyla gerçekleşmiş oldu. Bu referansları anlama ve yorumlama yetisinin çalışanlara kazandırılması için agile eğitimi önemli bir rol oynadı.

Müşteri isteklerinin eksiksiz ve etkin biçimde anlaşılması, uzun vadeli doküman incelemelerinin yerine agile sistemiyle geçmiştir. Çünkü uzun vadeli analizlerin ve geleneksel değerleme metotlarının getirdiği zaman kaybı, yönetimin işlevsel yönden de zararına neden olur. Bu bağlamda agile metodu kullanılarak müşteriyle odak iletişimin temeline ortak etkileşim konulan projeler ön plana çıkar.

Üretim verimliliğinin temel hedef olarak alındığı agile yöntemi, Frederick Taylor’ın aynı sürece bağlı felsefesinden etkilenmiştir. Bürokratik departman anlayışında nitelikli hiyerarşinin hakimiyeti baz alınarak şekillenen agile sistemi 21.yüzyıl şartlarının öngörülemez gelişim hızına göre evirilmiştir.

Sanayi devriminden itibaren hızın hızlanması kavramı yaygın hale gelse bile, 2000’li yılların geride kalmasıyla bu kavram bile gelişim hızını ifade etmeye yetmemiştir. Dolayısıyla çevik yazılım nedir anlamak için öncelikle kuramsal yönlü ortaya çıkışı ve uygulama bazlı döngüsel gelişimi incelemek gerekir.

Özellikle agile yönteminden verimli uygulama modelleri çıkarmak isteyenlerin bütüncül bir yaklaşıma ihtiyacı vardır. Aynı zamanda yalnızca geçmiş dönemlerinin değerlendirilmesi açısından değil, güncel ve gelecek vizyonlarına da hâkim olmak önem taşır. 

Agile Metodunun Genel Prensipleri  


Agile metodolojisinin prensipleri, uygulayıcılar için takibi kritik olan prensiplerdir. Çünkü uygulama döngüsünün her bir adımı, işlevini tamamlayıncaya kadar birbirine bağımlıdır. Dolayısıyla uygulamaların verimli zeminlere ve sağlıklı koşullara ulaşması için yönetimin prensipleri benimsemesi önemlidir. 
Agile metoduna ait genel prensipler şu şekilde sıralanabilir: 
    • Kuram ve uygulama adımlarının temel hedefi müşteri memnuniyeti üzerine kuruludur. 
    • Sürece yönelik tüm aşamalar değişken koşullarla paralel yürütülecek kadar esnek şekilde kurgulanır. 
    • Hızlı teslim, ürün ve hizmetin üst avantajı olarak sunulur. 
    • Proje geliştiricileri ve uygulayıcılar arasında organik bir bağ kurulur. 
    • Ekip motivasyonu temel prensipler arasında yer alır. 
    • Gerekli tüm gelişimsel teknik altyapı ve araç-gereç ekipler için sağlanır. 
    • Proje başarısının olmazsa olmaz unsuru yüz yüze görüşmelerdir. 
    • Projenin tamamlanması, nihai ürünün ortaya çıkışıyla onaylanır. 

Çeviklik metodunda teknik altyapının ve ihtiyaç duyulan gereçlerin temini mükemmeliyet hedefine uygun biçimde temin edilir. Projenin yapısı, süreç şartları, gelecek vizyonu ve uygulama açıklarının değerlendirilmesi gibi kolektif planlar; teknik desteğin sürekli bir varyasyon geliştirmesine ortam hazırlar. 

Agile Yöntemini Hangi Şirketler Kullanır?  


Ana temasında yalın iş modeli geliştirmenin ve müşteri memnuniyetiyle çalışan motivasyonunun harmanı yer alan agile, yeni nesil yönetim anlayışlarının mihenk taşlarından biri olarak kabul edilir. Özellikle son yüzyılın başlangıcından itibaren sükse yapan neredeyse her marka, bir dönem bu modellemenin avantajlarından faydalanmıştır.

Geleneksel girişim ve yönetim metotlarının dezavantajlı kazanımları yerine, eksiksiz sistemler kurgulamayı tercih eden markaların vazgeçilmezleri arasında agile sistemi yer alır. Dünyaca ünlü dijital platformlar arasında sayılan Facebook, Netflix, Spotify ve Instagram gibi firmalar için agile yöntemi önemli bir yere sahiptir. Bu şirketler için gelişim yöntemlerinin alternatifli şekilde planlanması, çevik sisteminin sürdürülebilir döngüsüyle sağlanmıştır. 
Bankacılık ve finans sektörü açısından agile sisteminin ayrıca ele alınması gerekir. Çünkü pek çok dünya devi sermaye gibi bankacılık sektörünün öncüleri de bu sistem sayesinde gelişimi tercih etmektedir.

Örneğin; ING tarafından 2015 yılından günümüze kadar daimî olarak takip edilen çevik sistemi, uyarlanabilir örgütlenme felsefesiyle uygulamaya aktarılmıştır. Böylece şirketin sürekli olarak küresel yenileşmeye uyumlu ve gelecek vizyonuna bağlı bir gelişim kaydetmesi sağlanmıştır. 

Agile Metodunun Faydaları 


Agile yönetim metodundan maksimum verim almak her proje döneminin temel hedefleri arasında yer alır. Bu verim hedefinin gerçekleşmesi dışında işlevsel avantajlar da söz konusudur. 
Agile metodunun faydaları şu şekilde sıralanabilir: 
    • Hızlı sorun çözümü ve çözümün hızlı teslimi 
    • Kaynakların tasarrufu ve israfı önlemede etkili çözüm  
    • Güncellenebilir planlamaya uygun proje üretimi 
    • Odaklanma yetisine maksimum özen ile başarı oranının artması 
    • Müşteri ilişkilerinde hızlı yanıt avantajı 
    • Projenin daimî kontrolü ve kontrol sonrası revize şansı 

Çevik proje yönetiminde kurumsal ekipler veya daha küçük çaplı oluşumlar için sağlanan avantajlardan biri de müşteri ihtiyaçlarına odaklanma ve geri bildirimde artıştır. Müşteri ihtiyaçlarına odaklanma ve bildirim avantajları birbiriyle doğru orantılı şekilde ilerler. 

Agile Yönteminin Dezavantajları 


Çevik projelerinin de her yönetim kuram ve uygulamasında olduğu gibi çeşitli dezavantajları bulunur. Ancak bu dezavantajlar, geleneksel yöntemlerde olduğu gibi zararıyla kabul edilmesi zorunlu sorunlar değildir. Böylesine esnek ve güncellenebilir bir projeleme tekniğinde elbette her dezavantajın bir dönüşüm süreci ve planı bulunabilir. Ancak bu sistemde öne çıkan dezavantaj; uygulama zemininde mutlak netliktir.

Agile yöntemini kullanacak olan firmaların geleneksel yöntemlere sıkı sıkıya bağlı olması halinde projelendirme evresinde çeşitli sorunlar yaşanabilir. Çünkü bu sistemin karakteristik özelliği, esnek ve güncellenebilir bağlantı kurmasıdır. Bu durumda sebep – sonuç – kazanım bağlamında kurgulanan geleneksel yöntemleri uzun süre uygulayan şirketlerin, esnek ve revize edilebilir çevik yaklaşımlara adaptasyonu zamanlama açısından sorun yaratabilir. 

Waterfall (Şelale) ve Agile Farkları 


Türkçe karşılığı; şelale olan waterfall kuramı, agilenin tersi uygulamalardan oluşur. Bu yönetim modelinin geleneksel karakteristiği, ilk olarak kalıplaşmış projelendirme süreciyle agile sisteminin yapısına terstir. Ardından bir projenin başlangıcından itibaren sonuna yönelik öngörü alışkanlığı geliştirmek waterfall’un prensipleri arasında yer alır.

Agile (çevik) projeleri süreç yönetiminde şartlara entegrasyonu önemser. Yani bu durumda esnek ve uyarlanabilir olması önem taşır. Ancak waterfall sisteminde başlangıçtan sonuca kadar tüm beklenti ve planlama unsurlarına bağlı kalınır ve kararlar bu beklentilere göre şekillenir.

Waterfall ve agile arasındaki en temel farklar arasında uygulama prosedürü yer alır. Çünkü waterfall projeleri için öngörülen gerçekleşme sırası salttır, adımlar arasında değişiklik yaşanmaz. Her bir uygulama adımı diğerinin devamı veya öncülü niteliğindedir. Ancak agile sisteminde, uygulama adımları esnek bir yapılaşma modeliyle kurgulanır. Yani şartlara ve beklentilere bağlı olarak uygulama adımları sıralamada ve periyodik düzende yer değiştirebilir. 

Örnek Bir Proje Üzerinden Agile Yöntemi  


Agile yöntemini bir örnek üzerinden açıklayacak olursak;
Evinizin mutfağını yaptırdığınızı düşünün. Geleneksel yöntemlerde bir iç mimar veya ustayla anlaşıp, beklentilerinizi iletirdiniz ve proje yapılmaya başlanırdı.

Agile yönteminde ise iç mimar sizin önceliklerinizi ve ihtiyaçlarınızı değerlendirir ve bu doğrultuda projeyi şekillendirmeye başlar. Mutfaktaki öncelikli ihtiyacınız elektrik ve su tesisatı ise ilk olarak bunlar tamamlanır ve projenin ilk aşaması bitmiş olur. Sonrasında sizinle tekrar iletişime geçilir ve geri bildirimlerinize göre projenin bu aşaması tamamlanır ya da yeniden düzenlenir.

Projenin ikinci kısmında mutfağı kullanmaya devam edebilmeniz için önceliklerin neler olduğu belirlenir. Örneğin bir lavabo ve ocak, tadilat sırasında bile mutfağı kullanmaya devam edebilmenizi sağlar. Bu ihtiyaçlara göre projenin ikinci aşaması da tamamlanmış olur.

Bu projede agile yönteminin uygulanması müşterinin ihtiyaçlarına göre sırayla ilerlenmesini ve böylece her aşamada müşterinin memnun olmasını sağlar. Aynı zamanda da projenin herhangi bir aşamasında memnun kalınmayan bir bölüm için yeniden düzenleme yapmak çok daha kolay olur. 

Scrum Nedir? 


Bilgi edinmenin tecrübeyle doğrudan bağlantılı olduğunu iddia eden yaklaşım; empirizm olarak adlandırılır. “Scrum nedir?” anlamak isteyenler için en önemli referans, empirizm yaklaşımını değerlendirmektir. Çünkü scrum projelendirme tercihlerinin özgün özelliklerini scrum yaklaşımının deneyim odağı belirler. Bu özelliklerden üçü; şeffaflık, denetim ve uyumdur.

Ürün geliştirme ve yönetme adına oluşturulan süreçler; proje kapsamında belirlenen bir çerçeveye uyumlu hale getirilir. Projenin çerçevesine uygun olmayan veya beklenmedik durumlarda yönetim, belirlenen konsept ya da çerçeveye uyumlu bir politikayla başlangıca geri döner. Eğer mümkünse bu dönüş başlangıçtan sonraki en uygun sürece olur.

Klasik projelendirme yöntemlerine nazaran scrum’un karakteristik olarak öne çıkan bir özelliği vardır. Bu özellik parçadan bütüne yaklaşımıdır. Farklı ve küçük odakların birleşmesi sonucu, bütüncül proje kapsamının gerçekleştirilmesi öngörülür ve her süreç deneyimsel bir bakış açısında temellenir. 

Kanban Nedir? 


Üretim sistemlerini anlayan herkes, kanban yaklaşımını ve projesini daha iyi anlayabilir. Bu nedenle öncelikle üretim sistemlerinin iki başlığa ayrılan yapısına bakmak gerekir. Üretim kontrol sistemlerinin iki temel kategorisi; iten ve çeken üretim sistemleridir.

İten üretim sistemleri klasik projelendirme temelinde şekillenen ve bağdaşık kurgulardan oluşan kategoridir. Çeken üretim sistemleri ise tam zamanında üretim ve teslimi baz alan, inovatif bir yapıdır.

İten sistemlerin uygulama adımları arasındaki envanter işlemleri, talep edilme oranlarına dair tahminlerden oluşur ve üretim miktarı ara stoklarla dengelenir. Kanban nedir anlamak için de bu yöntemin tam tersi olan hesaplanmış üretim anlayışına odaklanmak önemlidir.

Asgari stok sınırlarını aşmadan üretimin benimsendiği kanban projelerinde üretimde esas olan, talebin tam olarak ve vaktinde karşılanmasıdır. Talep tahmini yapmadan, yalnızca talep kadar üretim yapmak merkezde yer alır. 

Şirket Kuruluşunu ve Yönetimini Tek Platformdan Yapmanın Ayrıcalığını Yaşayın 


Şirketiniz için yönetimde benimsenecek her yaklaşım ve projelendirme, bütüncül olarak hedeflere hizmet eder. Özellikle mali yönetim alanında yapılan takip ve tescil süreci, şirketlerin gelecek vizyonları için mihenk taşıdır.  
Norma, şirket kuruluş aşamasından itibaren ihtiyacınız olan tüm mali yönetim ve planlama hizmetlerine tek platform üzerinden ulaşmanızı sağlar. Yeni nesil mali yönetim ve denetim araçları arasında yer alan güvenilir ve işlevsel bir yönetim anlayışı için siz de hemen Norma’yı seçin! 

Ücretsiz Şirket Kuruluşu Danışmanlığı Al!

Şirketini Norma ile oturduğun yerden ve hiçbir ücret ödemeden kur, tüm finans ve ön muhasebe işlemlerini tek platformdan yönet.